: Health,Psychology,Sağlık Blog-: Bel Fıtığı
2.09.2008

Bel Fıtığı

1 yorum

Belfitigi, bel omurlarinin arasindaki kikirdagin asiri zorlama nedeniyle yerinden kayarak bacaklara gelen sinirlere ve omurilige baski yapmasi sonucu olusan bir hastaliktir. Belirtiler: Hasta belinden kalcasina ve bacagina yayilan agridan sikayet eder. Bu agri ayak topuguna ve parmaklara kadar uzanabilir. Bazi hastalar bacaginin arka kismindan bir iple çekildigini söylerler. Hastanin beli bir tarafa egilebilir. Zamanla ayakta uyusma, kuvvet kaybi gelismeye baslar. Ilerlemis vakalarda idrar ve büyük abdest yapmakta zorluklar olusabilir. ***ÖNEMLI NOT: Hastanin ayak bileginde kisa sürede felç ve idrar yapamama durumu (idrar felci) meydana gelirse acilen ilk 6 saat içerisinde ameliyat edilmelidir. Bu 6 saatlik süreye ALTIN DÖNEM denir ve bu süre gecirilirse hastanin klinik bulgulari düzelmez. Ayak bilegindeki felç kalici olur, idrarini yapamaz. Hayat boyu idrar sondasi kullanmak zorunda kalabilir. Bu nedenle böyle bir durumla karsilasan hasta hiç vakit kaybetmeden beyin cerrahisi uzmanina müracat etmelidir. Unutulmamalidir ki, sinir sisteminde kayip edilen geri gelmez...
Tedaviyi ikiye ayirmak mümkündür.
1- Baslangiç halindeki belfitigi tedavisi 2- Ilerlemis belfitiginin tedavisi BASLANGIÇ HALINDE (ERKEN DÖNEM) TEDAVI Bu dönemde omurgalar arasindaki fitigin çok küçük bir kaymasi söz konusudur. Henüz bacaga gelen sinir tam etkilenmemistir. Yani ayakta felç, idrar felci gibi ciddi durumlar olusmamistir. Cerrahiye gerek duyulmadan tedavi edilebilir. Öncelikle hastalar yatak istirahatina alinirlar ve adele gevsetici ilaçlar, agri kesiciler ve antiromatizmal ilaçlar verilir. Ayrica bu dönemde belin çekilmesi yarali olabilir. Bel çekmenin tibbi ismi TRAKSIYON'dur. Bel çekme islemi kesinlikle Fizik tedavi uzmanlari tarafindan yapilmalidir. Beli çekmeye yarayan Traksiyon masalari mevcuttur. Bu cihazlar kullanilarak hasta hiçbir riske sokulmadan beli çekilir. Böylece çok az bir miktar yerinden kayan kikirdak yerine getirilebilir.
Bel sagliginiz açisindan: 1- Öne dogru egilerek agir yük kaldirmayin. Yük kaldirmak gerektiginde sekilde görüldügü gibi ayaklarinizi açip yere çömelmek suretiyle kaldiriniz. 2- Dik oturmayin. Uzun süreli oturmak gerektiginde hafifce uzanip, belinizin arkasina bir yastik koyun. 3- Uzun süreli oturarak çalisanlar araliklarla kalkip dolasmalidirlar. Çünki, oturdugunuz zaman belinize binen yük ayaktakinin %80 i kadar fazladir. 4- Yataginiz çok yumusak olmasin. Sert yataklar herzaman tercih edilmelidir. 5- Karin adalelerinin ve bel kaslarinin gevsemesi bele binen yükü arttirir. Bu nedenle karin ve bel bölgelerinin güclenmesi için spor yapmaliyiz. Hergün en az 15 dakika yürümek yararlidir. Yüzmeye önem veriniz. 6- Asiri kilo bel üzerine gereksiz yük olacagindan sismanliktan korununuz. 7- Uzun topuklu veya topuksuz ayakkabi giymeyiniz. Normal topuk boyu tercih edin. 8- Araba sürerken sirtinizi koltuga tam yerlestirin. Uzun yola çikarken ince bir yastikla belinizi destekleyin. Molalarda mutlaka dolasip belinizi dinlendirin. 9- Doktora danismadan çelik korse kullanmayin, belinizi çektirmeyin .

Bel fıtığı nedir;

Belimizde 5 adet omur kemigi vardir. Bu kemikler arasinda da disk adi verilen kikirdaklar bulunur. Bel fitigi, beldeki omur kemikleri arasinda bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fitiklasmasi sonucu ortaya çikan bir rahatsizliktir. Fitiklasan yani içerden disariya dogru tasan disk omurilik kanali içinden veya kendisinin arka-yan tarafindan geçmekte olan sinirleri sikistirir ve hastalik böylelikle kendisini belli eder.

Bel Fıtığı belirtileri;

Bel ve bacak agrisi en belirgin sikayettir. Fakat bazen bel veya bacak agrisindan sadece biri de bulunabilir. Agriyla birlikte bacaklar da uyusma ve hastalik ilerledikçe kuvvet kaybi da görülebilir. Bazen orta hattan omurilik kanalina dogru uzanarak sinirleri sikistiran büyük bel fitiklarinda idrar ve büyük abdestini tutamama veya yapamama gibi bozukluklar ile bacaklarda felce dogru gidis ortaya çikabilir. Hastaligin bu derecede ilerlemesine müsaade edilmemeli, zamaninda müdahale ile uygun bir tedavi gerçeklestirilmelidir. Bel fitiginda, bel ve bacak agrisi yürümekle, is yapmakla ve ayakta kalmakla, öksürmekle artarken sert yatakta yatmakla azalabilir.
Hastaliga yanlis yaklasimlar nelerdir?
Ulkemiz geneli düsünüldügünde maalesef insanlarimizin büyük bir kismi hastaliklari konusunda çok bilinçsiz. Agri içinde kivranirken doktora gitmeyi tercih etmiyor da hiçbir bilimsel temele dayanmayan birtakim yöntemlere basvuruyorlar. Beline bal, incir, balik baglatan hastalardan tutun da, cildini ciddi sekilde kestiren, yaktiran, sülük koyan veya bilinçsizce çektiren hastalara kadar yüzlerce bilim disi uygulamaya sahit olmaktayiz. Halbuki bel fitigi bir çesit degildir ve hastaligin degisik safhalarinda farkli tedavi metodlarini uygulamak gerekmektedir. Neticede basit bir tedavi ile iyilesmesi mümkün iken, bilinçsizce yapilan uygulamalar sonucu ameliyatlik hale gelmis hastalarla sik sik karsilasmaktayiz.
Bu konu ülkemiz insani için önemli bir problemdir. Ancak bu problemin çözümünde basta biz doktorlar olmak üzere herkese önemli görevler düsmektedir. Devletin egitim kurumlari ve medyanin halkin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi noktasinda daha aktif bir tavir ortaya koymalari gerekir.

Bel Fıtığı Tedavisi;

Bel fitigi rahatsizligi bulunan bir hastada hastaligin hangi safhada oldugu iyi bir muayene ve ileri tetkik metodlari ile net olarak tesbit edildikten sonra tedavi safhasina geçilir. Bundan sonra, pratik olmasi açisindan, hastalar cerrahi müdahale gerekenler ve cerrahi müdahale gerekmeyenler diye iki büyük gruba ayrilabilirler. Bel fitigi gelisiminin erken dönemlerinde konservatif tedavi adi verilen cerrahi-disi tedavi metodlari uygulanir. Bu safhada, hastaya bütün dünyada agri kesici, adale gevsetici ve antienflamatuar ilaçlar verilir. Sert yatak istirahati tavsiye edilir. Fizik tedavi yapilabilir. Lazer ile tedavi cihetine gidilebilir. Yine ciltten birtakim girisimlerde bulunulabilir.
Bel fitiginin tedavisini bir ekip isi olarak görmekte yarar vardir. Nörosirürji (Beyin Omurilik-Sinir Cerrahisi), Nöroloji, Anestezi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmani Doktorlar ile Diyetisyen, Psikolog ve Fizyoterapistler bu ekibin içinde yer al malidir. Gerektiginde diger bazi branslardaki uzman doktorlarin görüslerine de müracaat edilmelidir. Bu ekibin elinde bir Fizik Tedavi Unitesi ve bu ünitede Lazer, Infraruj, Ultrason, Kisa dalga diatermi, TENS, NMES, Diadinamik akim, Mikrodalga, Vakum interferans, Traksiyon (Programlanabilir hafizali otomatik cihaz ile bel çekme) ve rehabilitasyon araç-gereçleri de hazir bulun malidir.
Bütün bu prensipler isiginda modern imkanlar kullanilarak hastalarin büyük bir kismi ameliyat harici metodlarla tedavi edilebilir. Prensip olarak cerrahi müdahale son çare olarak düsünülmelidir. Ancak hastalik ilerlemis ve yapilan muayenede bazi sartlar tesekkül etmis ise [ki bu sartlar uluslararasi Nörosirürji camiasi nezdinde genel kabul görmüs ve klasik kitaplara kadar geçmis kriterlerdir; o zaman ameliyat karari verilir. Bu karari verirken cerraha bilgisayarli tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme metodu büyük oranda yardimci olur.

Cerrahi tedavi

Nörosirürji uzmani olan doktor kesin olarak ameliyata karar vermis ise, artik ameliti geciktirmemek gerekir. Çünkü gecikme neticesinde bazen felce kadar giden telafisi imkansiz birtakim problemler ortaya çikabilmektedir. Buna karsilik zamaninda yapilan, uygun ve yeterli bir cerrahi müdahale hasta ömür boyu rahat ettirebilmektedir.
Mutlak surette ameliyat gereken hastalar operasyonun hiçbir safhasinda dokulara çiplak gözle müdahale etmeyip, ciltten itibaren görüntüyü büyüten mikroteknik ile ile çalismakta yarar vardir. Çünkü binlerce yil önce söylenmis bir tedavi prensibi olan "Öncelikle hastaya zarar vermeyiniz" sözü bugün geçerlidir. Bel fitigi operasyonlarinda dar derin bir sahada, üstelik de sinir kökleri gibi çok hassas yapilarin çevresinde cerrahi girisim sürdürüldügü için görüntüyü büyüterek çalismanin yaninda sahanin iyi aydinlatilmasi da önem arzeder. Bunun için de ekibin lideri olan cerrah önceden bütün tedbirleri almalidir. Böyle olunca sinir elemanlari ve çevre dokular görüntü alanina büyütülmüs ve mükemmel bir sekilde aydinlatilmis olarak gelmekte, ciltten itibaren kontrollü gidildigi için lüzumsuz kanamalar olmamakta, daha emniyetli, temiz ve estetik, hatta ameliyat sonrasi dönemde dikis aldirmaya dahi gerek kalmayan, hasta için kolayliklar arzeden bir cerrahi ortaya çikmaktadir. Böyle bir cerrahi girisim sonrasinda hastalarin günlük nornial aktivitelerine kavusmalari da daha kisa sürede olmaktadir.

Sert yatak istirahati;

Ameliyat gerekmeyen hastalara uzman doktor tarafindan sert yatak istirahati uygun görülmüs ise bunun ortalama süresi üç haftadir. Uzman doktor hastanin tedaviye verecegi cevaba göre bu süreyi artirabilir veya azaltabilir. Yatilan yer, altinda sunta veya tahta bulunan 3-4 kat battaniye veya ince bir yatak olmalidir. Bu yatak yaylanmamalir ve deforme olmamalidir.
Istirahat süresince mümkün mertebe yataktan çikmamali, yemek dahi yatakta yenmeli, hatta namazlar bile yatakta sag yan tarafa yatarak kilinmalidir. Hasta daha çok sirt üstü yatmali, ayaklarini toplamali ve sirt üstü pozisyonda yorulunca da yan tarafa dönerek istirahat etmelidir. Hiçbir zaman yüzüstü yatmamalidir. Sert yatak istirahati süresince doktorunun kendisine verdigi ilaçlari da kullanmalidir.

1 yorum:

modaburada dedi ki...

bu tür rahatsızlıklarda bel korsesi
kullanımı ne kadar doğru olur

 

Zirve100 Toplist
Türkiyenin Tikky Sitesi Türkiyenin Tikky Sitesi