: Health,Psychology,Sağlık Blog-: süt
süt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
süt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26.12.2008

Zayıflamak istiyorsanız mutlaka için

0 yorum

Şişman bireylerin diyetlerine süt ve süt ürünleri eklendiği ve kalsiyum düzeyi yükseltildiğinde zayıflamanın etkin olduğunu gösteren birçok çalışma olduğu öğrenildi...

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tanju Besler, kalsiyumun vücut ağırlığı denetimi konusunda etkin olduğuna yönelik bilimsel veriler olduğunu belirtti.

VÜCUT AĞIRLIĞINI DENETLİYOR

Kalsiyum açısından ve kalsiyumun kullanılabilirliği açısından en zengin besinin süt ve süt ürünleri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Besler, şöyle konuştu:

"ABD’de yapılmış bir seri çalışma var, hala da devam ediyor. Çok net olarak bir sonuç olmamakla birlikte genellikle süt tüketiminin, yani kalsiyum sütten geldiği zaman vücut ağırlığı denetiminin çok daha iyi olduğu belirtiliyor. Şişman bireylerin diyetlerine süt ve süt ürünleri eklediğimiz ve kalsiyum düzeyini yükselttiğimiz zaman zayıflamanın etkin olduğunu gösteren çok çalışma var.

YAĞ ORANINI DÜŞÜRÜYOR

Şişman bireylerde vücut ağırlığının düşmesinde kontrollü bir diyet içinde süt ve süt ürünlerini arttırılması ve yüksek kalsiyum seviyesinin sağlanmasının zayıflamaya neden olduğu ve vücut yağ oranını düşürdüğünü gösteren çalışmalar mevcut."

12.09.2008

KIRIŞIKLIKLAR NEDEN OLUŞUR VE NASIL GECİKTİREBİLİRİZ?

0 yorum

Çocukluk çağlarından beri bizler yüzümüzdeki sivilceleri, kızarıklıkların oluşumunu nasıl engelleyeceğimizi ya da oluşmalarına neden olan sebepleri öğrenip onlarla nasıl savaşacağımızı değil de, nedense hep onları nasıl kapatacağımızı, hangi pudra ile gizleyeceğimizi öğreniriz. Yıllar ilerledikçe ciltte yaşlanır, ve kozmetikler, makyaj malzemeleri de cildimizin yıllarca iç ve dış etmenlerden gördüğü zararı kapatamayacak duruma gelirler. Eğer bu iç ve dış etmenleri iyi bilirsek en azından yaşlanma hızımızı geciktirebilir ya da vaktinden önce oluşan kırışıklıklarımızı engelleyebiliriz. Öte yandan zamanın getirdiği çizgilerin hayatınızla ilgili anlamlar ve nice deneyimler taşıdığını da unutmayıp her yaşın güzelliklerini de görmeniz ve ışıl ışıl gülen gözlerinizle hayatı hep sevgi ile kucaklamanız gerektiğinide unutmamanız gerekir. Bence en önemlisi ruhumuzdaki yaşlanmayı engellemektir.

KIRIŞIKLIKLAR İLE İLK TANIŞMA

Gözlerinizin etrafında minik ince çizgileri fark etmeye (kaz ayakları) başladığınızda ilk sinyalleri alıyorsunuzdur. Dudak etrafınızda ve zamanla yanaklarınızda beliren çizgiler de diğer indikatif belirteçlerdir.

CİLT NEDEN YAŞLANIR?

Cildimizin elastikiyetini kaybetmesi temel nedendir. Buna ek olarak aşağıdaki faktörleride sayabiliriz.

Doğal yaşlanma süreçleri
Aşırı güneş ışığına maruz kalma
Çöl gibi sert ve kuru iklim koşulları
Flor (flor genellikle flor içeren sulardan vücuda alınır)
Aktif veya pasif sigara içiciliği
Çevre ve hava kirliliği
Egzoz gazları
Stres
Beslenme yetersizlikleri (genellikle B2 ve C vitamini eksikliği)
Egzersiz yapmama
Aşırı mimiklerle konuşma, çatık kaş çizgisi oluşumu ve yüz ve göz çevresi kırışıklıklarını arttırır
Aşırı makyaj ile cildin kuruması

HANGİ VİTAMINLERE İHTİYACIMIZ VAR

A Vitamini: Cildin mukus zarlarını korur ve kırışıklıklara engel olur.
B Vitamini: B2 vitamini burun ve üst dudak arasındaki maymun çizgisi denen dikey çizgilerin oluşumunun engellenmesinde etkilidir.
C Vitamini: Kolejen oluşumu için önemlidir.
E Vitamini: Stresin neden olduğu kırışıklıklar için etkilidir.
Evening primrose oil: İçeriğinde linoleik asit vardır, sağlıklı cilt gelişiminde etkili.
Magnezyum: Kolejenden magnezyum kaçışıını ve bunun neden olduğu kırışıklığı engeller.
Silica: Kolejen üretimi üzerinde etkilidir ve cildin elastikiyetini arttırır.

NELER YAPMALIYIZ?

Güneş ışınlarına uzun sure maruz kalmayın.
Günde en az 8-10 bardak su için
Sigaradan ve içilen ortamlardan uzak durun
Alkol ve kafein tüketmekten kaçının
Aşırı makyaj ve kozmetik kullanımını en aza indirgeyin
Hayatınızdaki stres faktörleri ile mücadele edin ve rahatlamayı öğrenin
Düzenli spor yapın
Florlu sulardan içmeyin
Sauna cildinizdeki toksinleri atmanız için etkilidir.
C ve E vitamini içeren kremler kullanın
Bulunduğunuz ortamdaki havanın nemli olmasını sağlayın
Demir yönünden zengin gıdalar tüketin. Kabak, susam çekirdeği, buğday, ciğer, yumurta, badem, kuru üzüm, yulaf ve mercimek temel beslenmenizde bulunsun.
C vitamini içeren gıdalar tüketin. Guava, kırmızı biber, portakal, greyfurt, limon, naranciyeler..., kavun ve domatez gibi.
İçeriğinde mineraller içeren mantar, ciğer, somon balığı, arpa ve muz gibi besinleri tüketin
Magnezyum içeriği zengin, badem, soya lesitin, yulaf, arpa, peynir, tuna balığı, patates, mısır ve içeriğinde E vitamini zengin, fıstık, ayçiçek çekirdeği, brokoli, ıspanak tüketin.
A vitamini açısından zengin, yumurta, süt, peynir, yoğurt, balık, karides, tuna, tavuk eti vs. tüketin.
Düzenli olarak doktora görünün, kan sşkerinizi ve diğer tahlillerinizi de doktorunuza danışıp düzenli periyotlarda yaptırıp, özellikle aile geçmişinizde belli hastalıkları varsa bunlara daha ozen gosterin.

Tüm bunlara ek olarak bol sebze ve meyve tüketin, aşırı stresten uzak kalın, spor yapmayı ihmal etmeyin ve yaşamayı cok sevin.

Uzak doğuluların yaptığı gibi ya da bizim de banyo kültürümüzde bulunan keselenmeyi de güzellik yöntemlerinizde kullanabilirsiniz. Düzenli olarak süngerle cildinizi fırçalamak ya da keselemek, üstteki ölü deriyi atıp kan dolaşımınızı hızlandırmanıza yardımcı olur.

28.08.2008

Sadece su içip oruç tutulur mu?

0 yorum

Bakanlık, yeterli ve dengeli beslenmenin ramazan ayında da sürdürülebilmesi amacıyla, günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerektiğine işaret etti. Bakanlık, sahuru atlamanın yaklaşık 12 saat olan açlığı, ortalama 18 saate çıkardığını belirterek, bu durumun günün daha verimsiz geçmesine neden olacağını bildirdi.Sağlık Bakanlığı, ramazan öncesinde oruç tutacaklar için altın uyarılarda bulundu. Bakanlık, ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısını değiştirerek üç ana öğün olan günlük beslenme düzeninin iki öğüne indirilmesi ve özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin arttığını bildirdi. Oruç tutarken sağlıklı ve çeşitli besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanmasının esas olması gerekliliğine işaret eden Sağlık Bakanlığı, yeterli ve dengeli beslenmenin ramazan ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerektiğini bildirdi.SAHURDA SADECE SU İÇEREK NİYETLENMEK VE GECE YATMADAN ÖNCE YEMEK YEMEK ZARARLISağlık Bakanlığı, yapılan yanlışlardan birinin ise, sahurda sadece su içerek niyetlenmek veya gece yatmadan önce yemek yemek olduğunu kaydetti. Bakanlık oldukça zararlı olan bu tip beslenme tarzının yaklaşık 12 saat olan açlığı, ortalama 18 saate çıkardığını, bunun da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olduğunun unutulmamsı gerektiğine dikkati çekti. Sahur yemeğinin ağır yemeklerden oluşmaması gerektiğine de işaret eden Sağlık Bakanlığı’nın uyarısında, “Gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalı ve bu öğünde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve kurubaklagil yemeklerinden oluşan bir öğün tercih edilmelidir” denildi.İFTAR SOFRALARINDA İHTİYACIN 2-3 KAT FAZLASI BULUNUYORİftar sofralarındaki çeşitlilik ve bolluğun da zararlı olabileceğini bildiren Sağlık Bakanlığı, iftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabildiğini ve iftarda yapılan en büyük hatalardan birisinin de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmek olduğunu ifade etti. Beynin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verdiğini belirten Bakanlık, bu durumun ilerleyen günlerde kilo alımına da zemin hazırladığı yönünde uyarıda bulundu.RAMAZAN AYINDA REFLÜYE DİKKATSağlık Bakanlığı, Ramazan ayında karılaşılan sağlık sorunlarına ilişkin de bilgi verdi. Bakanlık bu ayda en sık karşılaşılan sorunlardan birinin mide içinde bulunan yemek ve asitin yemek borusu içine doğru geri kaçması olarak tanımlanan reflü olduğunu bildirdi. Tüm bu rahatsızlıkların ortaya çıkmaması için sağlıklı beslenme önerileri çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğine vurgu yapan Sağlık Bakanlığı, oruç tutmanın sağlıklı insanların metabolik dengesinde çok önemli değişiklikler yapmadığı, ancak şeker hastalığı ve karaciğer yetmezliği gibi bazı hastalıklarda veya hamilelik gibi özel durumlarda olumsuz sonuçlar doğurabileceğinin de göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Bakanlık, kronik hastalığı olan kişilerin ise, mutlaka ilgili uzman hekime danışarak oruç tutmaları gerektiğini kaydetti.BAKANLIK'TAN ORUÇ TUTACAKLARA ALTIN ÖĞÜTLERSağlık Bakanlığı, oruç tutanlar için sağlıklı beslenme önerilerini ise şöyle sıraladı:-Ramazan ayı süresince yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.-Ramazan ayında öğünler; sahur ve iftarda iki ana öğün ile, iftardan sonra 1-1.5 saat aralıklarla iki ara öğün şeklinde düzenlenmelidir.-Oruç tutanların mutlaka sahur yapmaları sağlığın korunması açısından önemlidir. Sahur yemeğinde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün tercih edilmelidir. Ancak gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile unlu gıdalardan uzak durulması uygundur.-İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesi uygundur. Yine enerji veren ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinler) tercih edilmelidir.-Günde ortalama 2- 2,5 litre su içmeye, bununla birlikte enerji verirken sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve suları, soda, sebze suları içmeye özen gösterilmelidir.-İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edilmelidir.-Yemekleri hızlı yemekten kaçınmalı, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek yenilmelidir.-Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra birer saat ara ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenilmelidir.-İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmek, kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olması açısından yararlı olmaktadır.-Ramazan ayında yemeklerin pişirme yöntemleri de çok önemlidir. Özellikle ızgara, haşlama ve fırında yapılan yemekler tercih edilmeli, kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır.-Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için, yemeklerde lif oranı yüksek gıdalar (kurubaklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edilmelidir.

 

Zirve100 Toplist
Türkiyenin Tikky Sitesi Türkiyenin Tikky Sitesi