: Health,Psychology,Sağlık Blog-: deri
deri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12.09.2008

KIRIŞIKLIKLAR NEDEN OLUŞUR VE NASIL GECİKTİREBİLİRİZ?

0 yorum

Çocukluk çağlarından beri bizler yüzümüzdeki sivilceleri, kızarıklıkların oluşumunu nasıl engelleyeceğimizi ya da oluşmalarına neden olan sebepleri öğrenip onlarla nasıl savaşacağımızı değil de, nedense hep onları nasıl kapatacağımızı, hangi pudra ile gizleyeceğimizi öğreniriz. Yıllar ilerledikçe ciltte yaşlanır, ve kozmetikler, makyaj malzemeleri de cildimizin yıllarca iç ve dış etmenlerden gördüğü zararı kapatamayacak duruma gelirler. Eğer bu iç ve dış etmenleri iyi bilirsek en azından yaşlanma hızımızı geciktirebilir ya da vaktinden önce oluşan kırışıklıklarımızı engelleyebiliriz. Öte yandan zamanın getirdiği çizgilerin hayatınızla ilgili anlamlar ve nice deneyimler taşıdığını da unutmayıp her yaşın güzelliklerini de görmeniz ve ışıl ışıl gülen gözlerinizle hayatı hep sevgi ile kucaklamanız gerektiğinide unutmamanız gerekir. Bence en önemlisi ruhumuzdaki yaşlanmayı engellemektir.

KIRIŞIKLIKLAR İLE İLK TANIŞMA

Gözlerinizin etrafında minik ince çizgileri fark etmeye (kaz ayakları) başladığınızda ilk sinyalleri alıyorsunuzdur. Dudak etrafınızda ve zamanla yanaklarınızda beliren çizgiler de diğer indikatif belirteçlerdir.

CİLT NEDEN YAŞLANIR?

Cildimizin elastikiyetini kaybetmesi temel nedendir. Buna ek olarak aşağıdaki faktörleride sayabiliriz.

Doğal yaşlanma süreçleri
Aşırı güneş ışığına maruz kalma
Çöl gibi sert ve kuru iklim koşulları
Flor (flor genellikle flor içeren sulardan vücuda alınır)
Aktif veya pasif sigara içiciliği
Çevre ve hava kirliliği
Egzoz gazları
Stres
Beslenme yetersizlikleri (genellikle B2 ve C vitamini eksikliği)
Egzersiz yapmama
Aşırı mimiklerle konuşma, çatık kaş çizgisi oluşumu ve yüz ve göz çevresi kırışıklıklarını arttırır
Aşırı makyaj ile cildin kuruması

HANGİ VİTAMINLERE İHTİYACIMIZ VAR

A Vitamini: Cildin mukus zarlarını korur ve kırışıklıklara engel olur.
B Vitamini: B2 vitamini burun ve üst dudak arasındaki maymun çizgisi denen dikey çizgilerin oluşumunun engellenmesinde etkilidir.
C Vitamini: Kolejen oluşumu için önemlidir.
E Vitamini: Stresin neden olduğu kırışıklıklar için etkilidir.
Evening primrose oil: İçeriğinde linoleik asit vardır, sağlıklı cilt gelişiminde etkili.
Magnezyum: Kolejenden magnezyum kaçışıını ve bunun neden olduğu kırışıklığı engeller.
Silica: Kolejen üretimi üzerinde etkilidir ve cildin elastikiyetini arttırır.

NELER YAPMALIYIZ?

Güneş ışınlarına uzun sure maruz kalmayın.
Günde en az 8-10 bardak su için
Sigaradan ve içilen ortamlardan uzak durun
Alkol ve kafein tüketmekten kaçının
Aşırı makyaj ve kozmetik kullanımını en aza indirgeyin
Hayatınızdaki stres faktörleri ile mücadele edin ve rahatlamayı öğrenin
Düzenli spor yapın
Florlu sulardan içmeyin
Sauna cildinizdeki toksinleri atmanız için etkilidir.
C ve E vitamini içeren kremler kullanın
Bulunduğunuz ortamdaki havanın nemli olmasını sağlayın
Demir yönünden zengin gıdalar tüketin. Kabak, susam çekirdeği, buğday, ciğer, yumurta, badem, kuru üzüm, yulaf ve mercimek temel beslenmenizde bulunsun.
C vitamini içeren gıdalar tüketin. Guava, kırmızı biber, portakal, greyfurt, limon, naranciyeler..., kavun ve domatez gibi.
İçeriğinde mineraller içeren mantar, ciğer, somon balığı, arpa ve muz gibi besinleri tüketin
Magnezyum içeriği zengin, badem, soya lesitin, yulaf, arpa, peynir, tuna balığı, patates, mısır ve içeriğinde E vitamini zengin, fıstık, ayçiçek çekirdeği, brokoli, ıspanak tüketin.
A vitamini açısından zengin, yumurta, süt, peynir, yoğurt, balık, karides, tuna, tavuk eti vs. tüketin.
Düzenli olarak doktora görünün, kan sşkerinizi ve diğer tahlillerinizi de doktorunuza danışıp düzenli periyotlarda yaptırıp, özellikle aile geçmişinizde belli hastalıkları varsa bunlara daha ozen gosterin.

Tüm bunlara ek olarak bol sebze ve meyve tüketin, aşırı stresten uzak kalın, spor yapmayı ihmal etmeyin ve yaşamayı cok sevin.

Uzak doğuluların yaptığı gibi ya da bizim de banyo kültürümüzde bulunan keselenmeyi de güzellik yöntemlerinizde kullanabilirsiniz. Düzenli olarak süngerle cildinizi fırçalamak ya da keselemek, üstteki ölü deriyi atıp kan dolaşımınızı hızlandırmanıza yardımcı olur.

2.09.2008

Suyun insan yaşamındaki önemi nedir?

0 yorum

ÇEVRE TEMİZLİĞİ VE İNSAN SAĞLIĞI İÇİN SUYUN ÖNEMİ
Su; gıda güvenliği, eko-sistem ve biyolojik çeşitlilik, kentsel ve kırsal alanın, sanayinin gelişmesi, sağlıklı yaşam, temiz hidro-elektrik enerji üretimi, için gerekli olan temel bir kaynaktır. Su doğal bir kaynaktır. Günümüzde dünya nüfusunun % 40’ını teşkil eden 80 ülke ciddi su yetersizliği ile karşı karşıyadır. Su, kentsel ve kırsal yaşam ve ekonomisi için vazgeçilmez bir unsur/girdi olmuştur. Hızlı artan nüfus ve hızlı kentleşme su kaynakları üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta ve su kirliliği hızla yaygınlaşmaktadır.
Su kaynakları ve onun çevresine en büyük tehditler kentlerden gelmektedir. Kentlerden akıp geçen nehirlerimiz kirletilmiş olarak akışlarına devam etmektedirler. Dolayısıyla su kullanımları arasındaki gerçek yarış, tarımda ve kentsel alanlarda kullanılan su ile çevre için kullanılan sular arasında olmaktadır. Türkiye su kıtlığı çeken ülkeler arasında yer almamakla birlikte, hızlı nüfus artışı, kirlenme ve yıllık yağış ortalamasının dünya ortalamasından düşük olması; mevcut kaynakların daha dikkatli kullanılmasını ve kirlenmeye karşı gerekli tedbirlerin bir an önce alınmasını gerektirmektedir.
Suyun insan yaşamındaki önemi nedir?
Su, insan yaşamında hayati bir önem taşımaktadır. Sadece yaşam için gerekli bir nesne değil aslında yaşamın kendisidir su. Yeryüzünde ilk yaşamın başladığı yerdir ve bizi çevreleyen tabiat ana ve canlıların yaşamı için ikamesi olmayan çok değerli bir elementtir. Suyun bolluğu halinde değeri tam anlaşılamazken, yokluğu halinde ölümle eş anlamlıdır. Gerçekten de, insan vücudu büyük oranda sudan oluşmaktadır.

Vücudumuzdaki su oranı yaşam sürecimiz boyunca değişim göstermektedir. Yeni doğan bir bebekte vücut ağırlığının %75'i sudan oluşmakta iken bu oran çocuklarda %70, yetişkinlerde %60 ve yaşlılarda %50 şeklindedir. Yetişkin bir insan bir kısmı yiyeceklerden karşılanmak üzere günde 2-3 litre suya ihtiyaç duyar.

Suyun insan vücudunda çok önemli işlevleri vardır. Bunlardan başlıcaları şöyledir:
· Su biyolojik bir çözücüdür ve bu çözücü rolüyle vitaminlerin ve minerallerin hem vücutta taşınmasını, hem de çözülmesini sağlar,
· Su vücut sıcaklığının düzenlenmesinde çok önemli bir rol oynar
· Derinin nemlenmesinde, toksinlerin atılmasında ve vücudun temizlenmesinde temel görev üstlenir
· Böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır
· Kayganlaştırıcı bir madde olması nedeniyle birçok organın gerektiği gibi çalışmasını sağlar.

 

Zirve100 Toplist
Türkiyenin Tikky Sitesi Türkiyenin Tikky Sitesi