Karnınız gurulduyor diye ağzınıza hemen abur cubur, yağlı bir şeyler atmayın! Tansiyonunuzu yükseltip, damarlarınızı sertleştirmek istemiyorsanız özellikle kahvaltıda 'doğru' beslenin.....
Bazen hemen bir şeyler yemeniz gerekir... Duyduğunuz gurultuların karnınızdan mı, yoksa yoldan mı geldiğinden emin olamadığınız zamanlarda tavsiyemiz; yola devam etmenizdir... Böyle durumlarda sadece sizi gençleştirecek seçenekleri tercih edin... Neden yaşlanmanıza neden olacak şeylere para harcayasınız ki? Yağlı bir yemek, direkt kalçalarınıza doğru yola çıkarken, kan basıncınızı da hızlandırır. Bu da vücut yaşınızın gerçek yaşınızdan daha fazla olmasına neden olur.
Tansiyonları raydan çıkmış Yapılan bir deneyde; bir grup sağlıklı genç kadın, doymuş yağlarla yapılan börek, sosisli sandviç gibi fast food yiyeceklerden oluşan kahvaltı etmiş. Bir diğer grup ise kahvaltıda yulaf ya da buğday ezmesi, yağsız süt, yağsız yoğurt ve bir meyve tabak yiyip, portakal suyu içmiş. İki saat sonra ise araştırmacılar kadınlara; zorlayıcı matematik soruları sorarak ya da topluluk karşısında konuşma yaptırarak, strese girmelerini sağlamış...
Sonuç: Kahvaltıda yağlı yiyecekler yiyen kadınların kan basınçları karmakarışık olmuş. Tabii bu hiç iyi bir durum değil çünkü; fazla tepki veren kardiyovasküler sistem, yüksek kan basıncı ve kalp rahatsızlığı gibi problemlere yol açar. Kahvaltıda yağsız ve sağlıklı besinler tüketen grupta ise kan basıncı normal düzeyde kalmış...LDL'yi yükseltiyorlar* Doymuş yağlar ve 'haylaz kuzenleri' trans yağlar neden zararlı? Damarlarınızda plak oluşumunu destekleyen kan dolaşımını artırıyorlar ve kötü kolestrol LDL'nin de yükselmesine yol açıyorlar.* Ayrıca, damar duvarlarına zarar veriyorlar. Bunun sonucunda da bu damarlar genişleyemiyor.* Damarlarınız genişleyemediği zaman da, stresin yol açtığı yüksek kan basıncını dengeleyemez... Bu nedenle doymuş ve trans yağları, günde 20 gramdan daha fazla tüketmeyin...Daha sağlıklı olmak için 4 kolay tavsiye!
1. Kaloriler yerine renkleri sayın: Her ürün kategorisi, yüzlerce benzersiz ve sağlıklı özler içerir. Küçük bir market keşfine çıktığınızda, herhangi bir yemeği çok daha tatmin edici kılacak birçok yeni besin maddesiyle karşılaşacaksınız. Her gün, değişik renklerde beş farklı meyve veya sebze yemeye çalışın.
2. Aç kalmamak için atıştırmalıklar yiyin: Unutmayın ki; açlık moduna girmek, vücudunuzun, uzun dönem atamayacağınız yağları yemek istemesine neden olur...
3. 'Yangın söndürecek' besinler alın: Her evde, açlık krizlerinizi bastırmaya yarayacak sağlıklı yiyecekler olmalı. Yaban mersini, şeftali, kiraz domates, kereviz sapı ve hemen tüketilebilecek diğer besinler bu yiyecekler arasında sayılabilir.
4. Diyet kontrolünün elinizde olduğunu hiç unutmayın: Vücudunuz, yüzlerce biyokimyasal enstrümandan oluşur. Ve bu enstrümanların her biri, farklı sesler çıkarır... Koro şefi olarak bu notaların nasıl çalınacağını siz yönlendirirsiniz. Sağlıklı şeyler seçtiğiniz zaman orkestranız daha önce hiç çalmadığı gibi çalar!'Bölgesel zayıflama' diye bir şey var mı?
Bacaklarınızı açıp kapama baldırlarınızı zayıflatır mı? Peki şınav çekme göbeğinizi eritir mi? Haydi, olaya bir açıklık getirelim: Yaptığınız bir egzersizin vücudunuzun bir bölgesindeki sorunları gidereceğini ummak, havucun sizi zayıflatacağını ummak gibi bir şeydir! Egzersizler böyle hiçbir işe yaramaz... Siz bir kasınız üzerine çalışırken, vücudunuzun hangi bölümünün ne kadar kilo kaybedeceğini bilemezsiniz.
10 dakikalık egzersizÇoğu insan ilk yüzünden kilo verir ama bunun nedeni, yüzünüzdeki kasları çalıştırmanız değildir. Fiziksel egzersiz, fazla kilolardan kurtulmaya yarar ama öncelikle hangi bölümden kilo verileceğine vücudunuz karar verir.* Sizin tek yapmanız gereken; haftada üç kez uygulayacağınız uygun bir egzersiz (her biri için 10 dakika yeterli olacaktır) ve yine haftada üç kez gücünüzü artıracak bir aktivite programı hazırlamak olmalıdır.* Gücünüzü artıracak aktivite derken, terlemenizi ve nefes nefese kalmanızı sağlayacak kardiyo çalışmayı kastediyoruz. Örneğin 30 dakika, sizi normalden daha fazla terletmeye yetecek kadar hızlı yürüyebilirsiniz. Ya da koşmak ve yüzmek gibi bir sporu yapabilirsiniz.Bunlar çok önemlidir. Fakat sadece vücudunuzun belli bir bölümüne odaklanıyorsanız, fiziksel aktivitenin eğlenceli tarafını kaçırıyorsunuz demektir. Aynaya bakıp kendinizi yargılamaktan vazgeçerseniz, kendinize sağlıklı bir alışkanlık oluşturmaya başlarsınız.* Egzersiz, daha az hareket etmeye oranla, hayat kalitenizi artırır... Size garanti ederiz ki; hayattan istediğinizi elde edebilmek, sizi incecik baldırlara sahip olmaktan daha çok mutlu edecektir
Daha sağlıklı olmak için 4 kolay tavsiye!
Etiketler: egzersiz, koşu, sağlık, spor, ter 0 yorum
Gönderen
Healthydays
zaman:
1:12:00 ÖS
Nasıl zayıflarım?
Etiketler: diyet, ilaç, kolesterol, Nasıl zayıflarım, spor 0 yorumSağlıklı beslenme zayıflamanın temel noktasıdır. Gün içinde sık ama az miktarda yenmelidir. 1 saatte yarım kilo, 1 haftada 7 kilo, Arjantin diyeti, son şans diyeti, bilezik gibi reklamlara aldanmamak gerekir. Kısa sürede aşırı kilo vermek sorunlara yol açabilir.
Su içsem yarıyor ifadesi ise doğru değildir çünkü suyun kalorisi sıfırdır
Kilo verirken acele etmemek gerekir. Unutmayın ki bu kiloyu 2 haftada almadınız, bu nedenle 2 haftada vermeye çalışmayın. Vereceğiniz kilo haftada 1-1.5 kilogramı geçmemelidir. Bir yılda toplam vücut ağırlığınızın % 10’unu vermeniz yeterlidir. Kilo vermek için beslenme alışkanlığı değiştirilmeli ve egzersiz yapılmalıdır. Kilo vermeyi kolaylaştıran ilaçlar piyasada mevcuttur. Bu ilaçlar kesinlikle doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bu ilaçların kullanılması ve sağlıklı beslenme birbirini tamamlayan tedavilerdir.
Kilo vermek, verilen kiloyu geri almamaktan daha kolaydır. Zayıflamanın kolesterol, şeker hastalığı, ruhsal durum, hipertansiyon üzerine de olumlu etkisi vardır. Tekrarlayan zayıflama ve şişmanlama kalp hastalığı ve ani ölüm gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir.
Alışkanlıkların değiştirilmesi kilo vermenin temel çözümüdür. Herkesin mutlaka değiştirilmesi gereken ve değiştirmesi zor olmayan alışkanlıkları vardır. Bu konuda bazı ipuçları:
Gazete, kitap okurken bir şey yemeyin
Televizyon seyrederken bir şey yemeyin
Karnınız açken mutfak alışverişi yapmayın
Alışverişe çıkarken liste yapın, liste dışında yiyecek almayın
Öğün atlamayın
Sadece açken yemek yemeye çalışın
Diyetinizi bozduğunuz için suçluluk duymayın, önünüzde başka öğünler olduğunu unutmayın
Gıdaların yağ, tuz, kalori içeriğine dikkat edin
Egzersiz yapın
Açık büfe tarzı yemeklerden uzak durun
Evinize gelen misafirlere yaptığınız ikramı azaltın
İştahlı arkadaşla yemeğe oturmayın
İlaç tedavisi
Yağ metabolizması bozukluklarını düzeltmek amacı ile çeşitli ilaçlar geliştirilmiştir.
1. Statinler
2. Safra asidi bağlayıcı reçineler
3. Nikotinik asit
4. Fibratlar
Bu ilaçlara ne zaman başlanacağı, ne kadar süre kullanılacağı ve hedef kolesterol, LDL-kolesterol, trigliserid düzeyleri kesinlikke doktor denetiminde olmalıdır.
Sık yapılan hatalar
1. Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken diyeti önemsememek
2. Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken diyeti önemsememek
3. Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken diyeti önemsememek
4. İlk 3 maddenin aynı olması yanlışlık değildir, bu hataların çok sık yapıldığını vurgulamak için böyle yapılmıştır
5. Doktor randevusuna gitmeden birkaç gün-hafta önce diyete yapmaya başlamak
6. Doktor veya beslenme uzmanına danışmadan diyet değişiklikleri yapmak
7. Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken şeker hastalığı, yüksek tansiyon, sigara içimi gibi diğer sorunları ihmal etmek
8. Komşu veya arkadaşın önerisi ile ilaç almak
9. İlacın bitmesi, muayeneye kısa bir zaman kalması gibi nedenlerle ilaç tedavisine kısa süreli bile olsa kesinlikle ara verilmemelidir.
10. Kullanılan ilacın ismini hatırlamamak ve doktora giderken ilaç kutusunu yanına almamak.
11. Yüksek kolesterolün çok yaygın bir hastalık olması kamuoyu ve medyanın da ilgisini çekmektedir. Gerek kamuoyu gerek medyada yüksek kolesterol konusu çok konuşulmakta ve bu konuda uzman olmayan kişilerin de fikirleri yansıtılmaktadır. Hastalar, yetkisiz ve bilgisiz kişiler tarafından eksik ve yanlış bilgilendirilebileceklerini unutmamalıdır.
Gönderen
Healthydays
zaman:
6:36:00 ÖS
ÇOCUĞUN VE GENCİN EĞİTİM VE GELİŞİMİNDE
Etiketler: Genç, özgüven, sorumluluk, spor 0 yorumSpor,özellikle grup sporu,çocuğun kendi yeteneklerinden haberdar olmasına ve onları başkalarının yetenekleriyle karşılaştırabilmesine fırsat verir.Spor,özellikle grup sporu,çocuğun ve gencin bedensel,zihinsel ve sosyal gelişimine yardımcı olur.Spor sağlığı koruma ve güçlendirme amacı taşıdığı gibi, bedensel enerjinin ve duygusal gerilimin boşaltılmasınna katkıda bulundugu için, tedavi işlevide yüklenebilmektedir.Altı veya yedi yaşından itibaren çocuk kendi yeteneğini akranlarının performansına bağlı olarak değerlendirmeye başlar.Bu dönemde anne-baba ve öğretmen, performansı yerine çabanın ve bedenin gelişiminin önemini vurgularsa, çocuğun gözünde kazanma ve kaybetme daha az önem taşıyacaktır.Bu bağlamda anne ve baba ‘ÖNEMLİ OLAN PERFORMANS DEĞİL ÇABADIR’ düşüncesinden hareketle, çocuğu bedensel gelişimine katkısı nedeniyle spor yapmaya özendirmeli, ama kaybettiği maç skorunu önemsemeden,onu çabasından dolayı taktir etmelidir.
Sporun bireyin ruh sağlığına getirdiği katkılardan bazıları bu şekilde sıralanabilir.
A ) Öz güvenin ve yaşama sevincinin artması
B ) Boş zamanlarının olumlu yönde değerlendirilmesi
C ) Bireyin toplumsallaşmasına olan olumlu etkisi
D ) Çocukluk çağında karşılaşılan davranış bozukluklarının giderilmesinde sporun tedavi edici işlevi.
ÖZ GÜVENİN ARTMASINDA SPORUN ROLÜ
Güven istenilen davranışı başarıyla sergileyebilme konusunda bireyin inancıdır.Spor ortamında çocuk veya genç ,gerçekçi bir biçimde yeteneklerini bilir,kendini iyi tanır ve kabul eder.O, sorumluluklarının bilincindedir ve duygularını kontrol altına alabilmeyi öğrenmiştir.Basketbol takımının bir üyesi olarak çocuk, hata bulmak yerine paylaşmayı öğrenir.Öz güveni olan bir sporcu,başarma konusunda yüksek bir güdüye(motivasyon)ve başarıda yüksek bir beklentiye sahiptir.
ÖRNEK VAKA:Babası vefat etmiş 9 yaşındaki anne ve anneannesiyle birlikte yaşayan erkek çocuğu,okulda başarısızdır.Aile dışında hiç kimseyle görüşmemekte,hiçbir arkadaşa sahip bulunmamaktadır.Aileye çocuğu hafta sonları basketbol okuluna göndermeleri önerilmiştir.Önceleri bilinçli aidiyet duygusunu yaşamakta zorlanan ve paslaşmaktan kaçınan çocuk,zamanla gruba uyum sağlamışve koşmaya,pas alıp vermeye başlamıştır.Evdeki potasında kendini idmanlara hazırlayan çocuk, başarıyla potaya top atabilen ve koşarak basketbol çalışmalarına devam eden bir çocuk haline gelmiştir. Çocuğun basket takımına uyumu,ardından yakın çevreyle ve arkadaşlarıylailetişimi olumlu etkilenmiş ve bunu hızla artan okul başarısı izlemiştir.Bu örnek vakada çocuğun kendine güven eksikliğinden kaynaklanmaktadır.
İşte bir kollektif spor olan basketbol bu eksikliği gidererek ona yaşam sevinci vermeye başlamıştır.
Uyum ve okul başarısı da onu izlemiştir.
Bunun yanı sıra spor yapmakta olan genç,dikkatini iyi kullanmayı öğrenir.O,Gerektiğinde dikkatini daraltma ve genişletme becerisini çok iyi kullanır.Bunları yaparken düşünmez,hisseder ve yapar.O duyguları kontrol edebilmeyi öğrenmiştir.Hakeme veya koçuna kızdığında çileden çıkmaz olumsuz duygularını kontrol etmeyi bilir.Spor yapmakta olan genç her zaman yapabileceğinin en iyisini ortaya koymaya odaklanır.
BİREYİN TOPSULLAŞMASINDA SPORUN ETKİSİ:Spor ,özellikle ergenlikte artan beden enerjisinin en uygun biçimde kanalize edileceği alandır.Aktifspor yaparken genç bir gruba ait olma ve o grupla dayanışmaya girme şeklinde sosyal bir işlevi yerine getirmektedir.bu nedenle spor,toplumla bir uyum sağlamışve bütünleşmiş kişiliklerinoluşmasına katkıda bulunur.Çocuk sporun yapısını öğrendikten sonra diğer oyunculara yanıt vermeye başlar.Çocuğun kuralları anlayarak yanıt vermesi toplumsal normları anlamakla eş değerdedir başka bir değişle, bu günün sporun kurallarını öğrenerek uygulayan çocuğu,yarının toplum ve hukuk kurallarını benimsemeye ve uygulamaya aday bir yetişkindir.Grup sorunu yapan çocuk veya genç,yüksek başarının koşulları arasında,olumlu grup içi ilişkilerle gerilimsiz bir ortamın geldiğinin bilinci içindedir.Bu nedenle o spor adına ve spor amacına dönük olarak, arkadaşlarıyla olumlu bir diyalog kurmanın önemini kabul etmiştir.Çünkü başkalarıyla uyumlu ve olumlu etkileşim başarılı sporcu için esastır.
ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KARŞILAŞILAN DAVRANIM BOZUKLUKLARININ GİDERİLMESİNDE SPORUN TEDAVİ EDİCİ İŞLEVİ:
Bireysel özelliklere veya yakın çevre etkilerine bağlı olarak sergilenen uyum ve davranış bozukluklarının tedavisinde spor önemli bir görev üstlenmektedir.Spor yoluyla birey,gerilimden arınarak, bir boşalım ve buna bağlı olarak rahatlama yaşamaktadır.Tırnak yeme,altını ıslatma,dışkı kaçırma,çalma,okuldan kaçma vb. gibi davranış bozukluğu gösteren çocuklarda spor,kendine güven ve uyum gibi önemli görevleri yerine getirmektedir.
ÖRNEK VAKA:10 yaşındaki erkek çocuğu ailedeki iki çocuktan büyüğü,okuldan kaçmakta,derslerinde başarısızlık görülmekte ve babasından habersiz aldığı parayla kendisine pahalı oyuncaklar almaktadır.Tanım:Kardeş kıskançlığı,baba ilgisizliğine bağlı olarak belirlenen davranış bozukluğu.Tedavi:Aile yönlendirilmiş ve çocuğa bireysel tedavi uygulanmıştır.Baba çocuğu düzenli olarak hafta sonları basket okuluna götürmüş ve idman sonrası birlikte bazı etkinliklerde bulunmuştur.Bir ay gibi kısa bir süre içinde çocukta uyum ve davranış bozuklukları sona ermiş, çocuk okulda başarılı bir öğrenci haline gelmiştir.Bu gelişmenin gerisinde,kuşkusuz babanın çocuğa zaman ayırmasıyla onun benlik saygısındaki artışın etkisi büyüktür.
Yapılan araştırmalar göstermektedir ki spora harcanan zaman boşa harcanmamaktadır.Spor yapan çocukların okul başarıları, yapmayanlara kıyasla daha büyüktür.Bu nedenle anna ve babalarınçocuklarını spor yapmak konusunda cesaretlendirmeleri,programlı bir yaşam için dersin yanı sıra aktif bir spor etkinliğine zaman ayırmaları konusunda onları uyarmalarının yararı açıktır.
İstanbul üniversitesinde 3820 öğrenci üzerinde gerçekleştirdiğimiz bir araştırma sonucuna göre,gençlerimiz üniversitede spor imkanlarının olmamasını ilk sorunları olarak dile getirmişlerdir.Oysa gençlerin mevcut enerjilerini kanalize edecekleri bir sporla,ilgi ve yetenekleri doğrultusunda gerçekleştirecekleri boş zamanlarını değerlendirme etkinliğine ihtiyaçları büyüktür.
Sonuç olarak: Anne,baba ve okul yöneticilerinin bu bilimsel görüş ve öneriler ışığında, çocuk ve gençlerin sorumluluk duyguları veöz güvenlerini geliştirmek, kendilerini yönetebilmelerini sağlamak ,uyumlu ve başarılı birer birey olmalarına yardımcı olmak üzere onlara spor yapma olanağı hazırlamaları öncelikli görevleri arasındadır.
Gönderen
Healthydays
zaman:
3:36:00 ÖS